Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira anlaşmazlıklarına ilişkin verdiği iki kararla davaların seyrini etkileyebilecek önemli içtihatlara imza attı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarda hem tahliye taahhütnameleri hem de kira sözleşmesinin feshi konusunda dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı.
“Çekilmez hale gelirse sözleşme feshedilebilir”
Dairenin kararına göre, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesi kapsamında kira ilişkisi taraflardan biri için “çekilmez hale gelirse” sözleşme süre dolmadan da feshedilebilecek.
Kararda, kira sözleşmelerinin sürekli edimli sözleşmeler kapsamında olduğu belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
"Herhangi bir nedenle taraflardan biri için çekilmezlik hali ortaya çıkmışsa, o tarafın sözleşme ile bağlı kalması beklenemez. Taraflar fesih süresine uymak kaydıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir."
Bu hakkın konut ve çatılı iş yeri kiraları dahil tüm kira ilişkileri için geçerli olduğu ifade edildi.
Tahliye taahhütnamesi için emsal karar
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ikinci kararında tahliye taahhütnameleri ile ilgili yaşanan tartışmalara da açıklık getirdi.
Karara konu olan olayda taraflar 15 Mayıs 2022’de kira sözleşmesi imzaladı. Bir gün sonra kiracı, konutu 15 Mayıs 2023’te boşaltacağını belirten tahliye taahhütnamesi düzenledi. Süre dolmasına rağmen ev boşaltılmayınca ev sahibi tahliye talebiyle icra takibi başlattı.
Yerel mahkeme, taahhütnamenin baskı altında imzalanmış olabileceği gerekçesiyle davayı reddetti. Ancak dosyayı inceleyen Yargıtay, kira sözleşmesinden sonra imzalanan tahliye taahhütnamesinin kural olarak kiracının serbest iradesiyle verildiğinin kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.
Kararda ayrıca, kiracının belgenin sonradan düzenlendiğini iddia etmesi halinde bunu aynı ispat gücüne sahip başka bir belgeyle kanıtlaması gerektiği vurgulandı.
Yargıtay’ın bu iki kararı, kiracı–ev sahibi arasındaki anlaşmazlıklarda emsal niteliği taşıyabilecek önemli değerlendirmeler olarak öne çıkıyor.





