ABD Başkanı Donald Trump, G7 Zirvesi kapsamında bulunduğu Fransa’da İran ile sağlanan ateşkese ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump, İran’ın geçmişte Türkiye’yi dahi hedef alabilecek bir noktaya geldiğini öne sürerek, bu durumu hiçbir zaman anlayamadığını söyledi.

ABD ile İran arasında 107 gün süren savaşın ardından sağlanan anlaşma ve ateşkes süreci dünya gündemindeki yerini korurken, taraflar arasında imzalanacak resmi mutabakat öncesi dikkat çeken açıklamalar gelmeye devam ediyor.

G7 Zirvesi’nde konuştu

Kılıçdaroğlu’ndan vekillere kritik mesaj iddiası: “Sakın başka partiye gitmeyin”
Kılıçdaroğlu’ndan vekillere kritik mesaj iddiası: “Sakın başka partiye gitmeyin”
İçeriği Görüntüle

G7 Zirvesi kapsamında Fransa’da bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile gerçekleştirdiği görüşme öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Trump, ABD ile İran arasında yürütülen süreçte ikinci aşamaya geçildiğini belirterek bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Türkiye’yi bile hedef alabilecek noktadaydı”

Konuşmasında İran’ın geçmiş dönemde izlediği politikalara değinen Trump, Türkiye ile ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı.

Trump, “İran, Türkiye’yi bile hedef alabilecek noktadaydı. Bunu hiçbir zaman anlamadım, kimse de anlayamaz” dedi.

“Akıl dışı insanlar vardı”

İran yönetimindeki bazı isimleri eleştiren Trump, geçmişte alınan kararların mantıklı olmadığını savundu.

ABD Başkanı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İran, Türkiye’yi bile hedef alabilecek noktadaydı. Bunu hiçbir zaman anlamadım; kimse de anlayamaz. Sorun da buydu. Tamamen akıl dışı insanlardı ve o kişiler artık yok. Bence İran’ın şu anda daha rasyonel bir liderliği var.”

İmza töreni cuma günü yapılacak

Öte yandan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, İran ile ABD arasında varılan mutabakatın resmi imza törenine İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ın katılacağını açıkladı.

Taraflar arasında imzalanması beklenen anlaşmanın, bölgedeki siyasi ve ekonomik dengeler açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabileceği değerlendiriliyor.